<?xml version="1.0" encoding="UTF-8"?>
<rss version="2.0"
	xmlns:content="http://purl.org/rss/1.0/modules/content/"
	xmlns:wfw="http://wellformedweb.org/CommentAPI/"
	xmlns:dc="http://purl.org/dc/elements/1.1/"
	xmlns:atom="http://www.w3.org/2005/Atom"
	xmlns:sy="http://purl.org/rss/1.0/modules/syndication/"
	xmlns:slash="http://purl.org/rss/1.0/modules/slash/"
	>

<channel>
	<title>Şimdi Diyet Zamanı</title>
	<atom:link href="http://diyetzamani.com/feed/" rel="self" type="application/rss+xml" />
	<link>http://diyetzamani.com</link>
	<description>Diyet listesi , diyet programları , zayıflama yöntemleri , zayıflamak istiyorum , zayıflama hareketleri , kilo vermenin yolları , diyet yemekleri ,</description>
	<lastBuildDate>Mon, 24 May 2010 15:36:45 +0000</lastBuildDate>
	<generator>http://wordpress.org/?v=2.9.2</generator>
	<language>en</language>
	<sy:updatePeriod>hourly</sy:updatePeriod>
	<sy:updateFrequency>1</sy:updateFrequency>
			<item>
		<title>goji berry faydaları</title>
		<link>http://diyetzamani.com/2010/05/24/goji-berry-faydalari/</link>
		<comments>http://diyetzamani.com/2010/05/24/goji-berry-faydalari/#comments</comments>
		<pubDate>Mon, 24 May 2010 15:36:45 +0000</pubDate>
		<dc:creator>admin</dc:creator>
				<category><![CDATA[şifalı bitkiler]]></category>
		<category><![CDATA[goji berry]]></category>
		<category><![CDATA[goji berry faydaları]]></category>
		<category><![CDATA[goji berry meyvesi faydaları]]></category>
		<category><![CDATA[goji berry yararları]]></category>
		<category><![CDATA[goji meyvesi]]></category>

		<guid isPermaLink="false">http://diyetzamani.com/?p=179</guid>
		<description><![CDATA[. Ömrünüzü Uzatın
Vücudunuzdaki on trilyon hücre her an serbest radikallerin saldırısına maruz kalmaktadır. Bu zararlı çevresel ajanlar canlı hücrelerin yenilenme hızından daha hızlı bir şekilde yıpranmasına ve yaşlanmanın daha hızlı gerçekleşmesine neden olurlar. Goji “Uzun Ömür Meyvesi” olarak bilinir. İçerisinde ana molekül olan polisakkaritler ve güçlü antioksidanlar sayesinde serbest radikallerin uğratacağı zararlara ve erken yaşlanmaya [...]]]></description>
			<content:encoded><![CDATA[<p><strong>. Ömrünüzü Uzatın</strong></p>
<p>Vücudunuzdaki on trilyon hücre her an serbest radikallerin saldırısına maruz kalmaktadır. Bu zararlı çevresel ajanlar canlı hücrelerin yenilenme hızından daha hızlı bir şekilde yıpranmasına ve yaşlanmanın daha hızlı gerçekleşmesine neden olurlar. Goji “Uzun Ömür Meyvesi” olarak bilinir. İçerisinde ana molekül olan polisakkaritler ve güçlü antioksidanlar sayesinde serbest radikallerin uğratacağı zararlara ve erken yaşlanmaya karşı vücudunuzu korur.</p>
<p><strong>2. Enerjinizi ve Dayanıklılığınızı Arttırın</strong></p>
<p>Asya’nın en etkili adaptojenleri arasında sayılan Goji, egzersiz toleransınızı, gücünüzü ve dayanıklılığınızı arttırır. Özellikle hastalık sonrası nekahat döneminde ortaya çıkan bitkinlik, halsizlik şikayetlerini ortadan kaldırır.</p>
<p><strong>3. Genç Hissedin, Genç Görünün</strong></p>
<p>Goji hipofiz bezinden salgılanan insan büyüme hormonu (hCG, gençlik hormonu) salınımını arttırır. hCG’nin olumlu etkileri pek çoktur: vücut yağ oranını azaltır, uyku düzensizliklerini engeller, hafızayı güçlendirir, iyileşme hızını arttırır, cinsel istek ve gücü düzenler ve vücuda daha genç, diri bir görünüm kazandırır.</p>
<p><strong>4. Kan Basıncınızı Düşürür</strong></p>
<p>Yaklaşık olarak her dört yetişkinden birinde yüksek tansiyon değerleri gözlenmektedir (hipertansiyon). Kontrol altında tutulmayan yüksek kan basıncı zamanla inme (felç), kalp krizi, böbrek yetmezliği gibi ciddi sağlık sorunlarına yol açar. Bu nedenle “sessiz katil” olarak adlandırılır. 1998 yılında yapılan bir araştırma, Goji içerisinde çokça yer alan polisakkaritlerin kan basıncı yükselmelerini belirgin bir biçimde önlediğini göstermiştir.</p>
<p><strong>5. Kanserden Korur</strong></p>
<p>Goji, kanser önleyici bir madde olan Germanium içeren yeryüzünde bu güne kadar tespit edilmiş tek bitki türüdür. İçerisindeki özel polisakkaritler ve antioksidan maddeler kansere neden olabilecek genetik değişimlerin gerçekleşmelerine engel olur. Bazı bilim adamları özellikle karaciğer kanserlerinden korunmada Goji’nin etkili olacağına inanmaktadır. Bu karaciğerin vücuttaki en önemli detoksifiye edici (zehirden arındırıcı) organ olması nedeniyle önemlidir.</p>
<p>6. Sağlıklı Kolesterol Seviyelerine Ulaşın</p>
<p>Goji, kolesterol seviyelerini düşüren beta-sitosterol maddesi içerir. Ayrıca antioksidanları sayesinde kolesterolün oksidasyonunu ve damar duvarında plak oluşturmasını engeller. Goji içerisindeki flavonoidler ise atar damarlarınızın açık kalmasını ve elastikiyetinin korunmasını sağlar.</p>
<p>7. Kan Şekerini Dengeler</p>
<p>Uzun yıllardır Çin’de erişkin tip diyabet tedavisinde kullanılan Goji’nin polisakkaritleri sayesinde kan şekerini ve insülin cevabını düzenlediği görülmüştür. İçeriğinde yer alan betain maddesinin de özellikle diabet hastalarında sıkça görülen karaciğer yağlanması ve damar rahatsızlıklarını önlediği bilinmektedir.</p>
<p>8. Cinsel Gücü ve Fonksiyonu arttırır</p>
<p>Goji üzümü Asya tıbbında yer alan başlıca cinsel güç arttırıcı bitkidir ve efsanevi olarak cinsel arzuyu tetiklediğine inanılır. Eski bir Çin atasözü evinden ve karısından uzaklara gitmek zorunda olan erkekler için “Kim ki evinden yüz kilometre uzağa gidecekse Goji yememelidir!” der. Modern bilimsel çalışmalar ise Goji’nin kandaki testosteron seviyesini belirgin bir şekilde arttırarak her iki cinste de cinsel gücü arttırdığını göstermektedir.</p>
<p>9. Kilo Verin</p>
<p>Asya’da yapılan bir anti-obesite (aşırı şişmanlık) çalışmasında, hastalara sabah ve öğleden sonra Goji verilmiştir. Sonuçlar çoğu hastanın belirgin kilo vermesi şeklide olmuştur. Bir başka çalışma ise Goji içerisndeki polisakkaritlerin alınan gıdaları yağ şeklinde depolanması yerine enerjiye dönüştürdüğünü göstermektedir.</p>
<p>10. Baş ağrısı ve Sersemlik Hissinden kurtulun</p>
<p>Geleneksel Çin tıbbında baş ağrısı ve sersemlik hissinin böbrek Yin (yaşam özü) ve Yang (fonksiyon) yetersizliğineden kaynaklandığına inanılır. Goji Yin/Yang dengesinin ayarlanmasında en çok kullanılan bitkidir.</p>
<p>11. Daha İyi bir Uyku</p>
<p>Goji tüm Asya’da uzun süredir insomnia (uykusuzluk) doğal tedavisinde kullanılmaktadır. Yaşça büyük insanlar üzerinde yapılan bazı tıbbi araştırmalarda, Goji alan tüm hastalarda uyku kalitesinde iyileşme bildirilmiştir.</p>
<p>12. Görüşünüzü İyileştirir</p>
<p>Çin’de tarih öncesi zamanlardan beri Goji meyveleri bazı görme problemlerinin giderilmesinde oldukça popülerdir. Modern Çin bilim adamları Goji’nin karanlığa uyum süresini belirgin olarak kısalttığını bulmuşlardır. Ayrıca az ışıklı ortamlarda da görüş kalitesinin arttırır. Goji alan hastalarda görüş alanındaki siyah noktalarda belirgin azalma saptanmıştır. Goji içerisinde yer alan güçlü antioksidan karotenoidler sayesinde makula dejenerasyonu ve katarakt engellenebilir.</p>
<p>13. Kalbinizi Güçlendirir</p>
<p>Goji bir sesquiterpene olan ve kalp ile kan basıncı ayarlamalarına yardımcı olan cyperone içerir. Anthocyanin maddesi ise kalp damarlarının dayanıklılığını arttırır.</p>
<p>14. Yağların (Lipid) peroksidasyonunu Engeller</p>
<p>Kolesterol ve diğer kan yağları vücutta lipid peroksitler oluşturarak ölümcül rahatsızlıklara yol açabilirler. Yapışkan bir madde olan lipid peroksitlerin birikimi özellikle damarları olumsuz etkileyerek kalp-damar rahatsızlıkları, damar sertliği (ateroskleroz) ve inmeye neden olabilir. Goji, lipid peroksit oluşumunu önleyen kan enzimlerini arttırarak tehlike oluşturan lipid peroksit oluşumunu önler.</p>
<p>15. Hastalıklara karşı direncinizi arttırır</p>
<p>Serbest radikallerden olan süperoksit’in hastalıkların oluşumu ve ilerlemesinde önemli bir rol oynadığı gösterilmiştir. Süperoksit vücutta bulunan süperoksit dismutaz enzimi sayesinde etkisiz hale getirilir. Ancak bu enzim yaş ile birlikte azalmaya başlar. Ayrıca günlük yaşamın ortaya çıkardığı stres vücudun bu enzimi yeterince üretmesini baskılayarak hastalıklara karşı var olan direncin düşmesine neden olur. Goji alımının süperoksit dismutaz enzim değerlerini %40 oranında arttırdığı ispatlanmıştır.</p>
<p>16. Bağışıklık (immün) yanıtını arttırır</p>
<p>Bağışıklık yanıtı vücudunuzun “silahlı kuvvetleri” dir. Kırk yılı aşkındır süren çalışmalar Goji’nin vücuttaki önemli savunma mekanizmalarını yöneten ve yönlendiren bağışıklık sistemini desteklediğini göstermiştir. Goji polisakkaritleri içlerinde T-lenfosit hücreler, sitotoksik T-hücreler, NK (doğal öldürücü) hücreler, lizozim, tümor nekroz faktörü-alfa ve immünglobülinler (IgG ve IgA) gibi tüm savunma hücrelerinin aktivitelerini düzenler ve sayılarını arttırır.</p>
<p>17. Kanserle savaş</p>
<p>Goji ile birlikte kanser ilacı kullanan hastalarda olumlu cevapların yalnızca ilaç kullanan hastalara oranla %250 oranında arttığı görülmüştür. Malign melanom, böbrek karsinomu, kolorektal karsinom, nasofaringeal karsinom ve malign hidrotoraks gibi kanser hastalarının tedavilerinde inanılmaz derecede iyileşme sağlanmıştır. Goji ile tedavi gören hastaların remisyonu (iyilik hali) Goji almayan hastalardan belirgin olarak daha uzun olmaktadır.</p>
<p>18. Değerli DNA’nızı korur</p>
<p>DNA vücudumuzdaki en önemli yapıdır. Atalarımızdan miras kalan tüm özelliklerimizin bulunduğu şablonumuz olmasının yanı sıra vücudumuzdaki on tirilyon kadar hücrenin yenilenmesi gerektiğinde, sağlıklı ve aslına uygun kopyasının üretilmesini sağlar.Kimyasallar, kirlilik ve serbest radikallere maruz kalan DNA hasarlanır ve kırılabilir ve sonuç olarak genetik (kalıtsal) mutasyonlara, kansere ve hatta ölüme sebebiyet verebilir. Goji’deki betain ve ana molekül olan polisakkaritler hasarlı DNA’nın tamiri ve restorasyonunu gerçekleştirir.</p>
<p>19. Tümör büyümesini durdurur</p>
<p>Bir hücresel protein olan Interlökin-2 (IL-2) bir çok kanser türünde oluşan anti-tümör cevapların oluşmasını sağlar. Çin kaynaklı araştırmalar Goji polisakkaritlerinin IL_2 üretimini arttırdığını göstermiştir. ABD’de IL-2, 1983 yılından beri bazı kanser ve AIDS hastalığının tedavisinde bağışıklık sisteminin güçlendirilmesi amacıyla kullanılmaktadır. Goji ayrıca, tümör hücresinin ölümüne neden olan apopitoz olayını hızlandırır.</p>
<p>20. Kemoterapi ve Radyasyonun olumsuz etkilerini hafifletir</p>
<p>Bir çalışmada, Akciğer kanser tedavisi sırasında uygulanan radyasyon etkisinin Goji alımıyla arttığı böylece uygulanan radyasyon dozunun azaltılabileceği gösterilmiştir. Bir başka çalışma Goji’nin radyoterapi ve kemoterapiye bağlı istenmeyen yan etkileri azalttığı gösterilmiştir.<br />
21. Güçlü kan değerleri sağlar</p>
<p>Goji meşhur bir kan yapıcı ve gençleştiricisidir. Bir çalışmada, Goji’nin yaşlı insan kanını belirgin bir biçimde gençleştirdiği gösterilmiştir. Bir diğerinde ise, canlı alyuvarların serbest radikallerin doğuracağı hasarlardan Goji flavonoidleri sayesinde korunduğu gösterilmiştir.Goji ayrıca kemik iliği yetmezliği durumlarının (düşük alyuvar, akyuvar ve trombosit üretimi durumu) deneysel tedavilerinde yer almaktadır.</p>
<p>22. Lenfosit sayınızı arttırır</p>
<p>Lenfositler vücut savunma sisteminin değişen koşullara yada tehditlere karşı uyum sağlayan (adaptasyon) kısmını oluşturan en önemli beyaz kan hücreleridir. Bağışıklık sisteminin adaptasyon kısmı, vücudun genel bağışıklık mekanizmalarını geçerek organizmayı tehdit eden tehlikeli unsurlara yönelik savunmanın yapılmasını sağlar. Gji lenfosit sayısını artırır ve saldırı tehdidi durumunda bunları aktive eder.</p>
<p>23. Enflamasyon ve Artirite (eklem iltahabı) karşı savaşır</p>
<p>Yirmi yılı geçen geniş araştırmalar sonucunda, akut yada kronik enflamasyon durumlarında serbest radikal olan süperoksit değerleri, vücudun savunma sistem kapasitesinin (süperoksit dismutaz enzimi) çok üstüne çıkmaktadır. Bu gibi bir dengesizlik durumu ise dokularda ve eklemlerde harabiyete neden olmaktadır. Goji anti enflamatuvar bir enzim olan süperoksit dizmutaz seviyesini arttırarak dengenin oluşmasını sağlar.</p>
<p>24. Karaciğerinizi destekler</p>
<p>Goji çok bilinen bir karaciğer hücre koruyucusu olan serebrozid içeriği sayesinde, yüksek toksik etkisi olan klorlanmış hidrokarbonlara karşı dahil koruma sağlar.</p>
<p>25. Menapozal semptomları tedavi eder</p>
<p>Geleneksel Çin tıbbında birçok menapozal semptomun böbrek Yin yetersizliği nedeniyle oluştuğu düşünülür. Yıllardır Goji hormonal dengeyi sağlamak amacıyla Yin güçlendirici olarak kullanılmaktadır.</p>
<p>26. Sabah sıkıntılarını (bulantı-kusmaları) önler</p>
<p>Çinde sıcak Goji çayı özellikle gebeliğin ilk üç ayındaki kadınlarda sabah sıkıntılarının önlenmesinde kullanılmaktadır. Bu çayın içilmesi hızlı ve etkili bir çözümdür. 60 gram kaliteli goji suyunun üzerine sıcak su eklenmesiyle de hazırlanabilir.</p>
<p>27. Doğurganlığı arttırır</p>
<p>Goji çok uzun zamandır Asya’da kadın ve erkek infertilite (kısırlık) tedavisinde kullanılmaktadır. Kadınlarda benzersiz bir şekilde Ying düzenlemesi (doğurganlık özü) gerçekleştirdiğine inanılır. Erkeklerde ise, goji polisakkaritlerinin sperm hücrelerinin ömrünü uzattığı ve testisteki hücrelerin strese bağlı azalmalarını ve ölümlerini engellediği gösterilmiştir.</p>
<p>28. Kaslarınızı ve kemiklerinizi güçlendirir</p>
<p>Goji hGH (insan büyüme hormonu) üretim ve salınımına etki ederek, vücuttaki bir çok önemli fonksiyonun (büyüme, tamir ve gelişme) yerine getirilmesini sağlar. Kasların gelişimi ile diş ve kemiklerde kalsiyum depolanmasını sağlar.</p>
<p>29. Böbrek sağlığını korur</p>
<p>Geleneksel Çin tıbbında en önemli organ olarak böbreğin, beyin ve diğer yaşamsal organları kontrol ettiği düşünülür. Böbrek fonksiyonları gerçekten de yaşamsal öneme sahiptir. Goji böbrek Yin ve Yang üzerinde etki gösteren bir kuvvet ilacı olarak haklı bir üne sahiptir.</p>
<p>30. Hafızanızı güçlendirir</p>
<p>Goji Asya’da bilinen bir beyin güçlendiricidir. İçerdiği betain vücutta kolin maddesine çevrilerek beyindeki hafıza ve hatırlama fonksiyonlarında yer alır.</p>
<p>31. Kronik kuru öksürüğün giderilmesine yardımcıdır</p>
<p>Çin bitki uzmanları tarafından gerek tek başına gerekse diğer bitkilerle birlikte öksürük ve hırıltı tedavisinde önerilmektedir.</p>
<p>32. Anksiyete ve stresi hafifletir</p>
<p>Bir adaptojen olarak Goji bünyenin stres faktörüne uyumuna ve üstesinden gelmesine yardımcı olur. Herhangi bir güçlüğe karşı kullanılabilecek bir enerji deposu oluşturur.</p>
<p>33. Maneviyatınızı aydınlatır</p>
<p>Goji’nin sürekli olarak tüketiminin neşeli ve mutlu bir ruh hali sağlar. Bu nedenle Asya’da “mutluluk meyvesi” olarak da tanınır.</p>
<p>34. Sindirimi kolaylaştırır</p>
<p>Goji uzun süredir mide hücrelerinin aktivite azalmasına bağlı olarak sindirim zorluğu ile öne çıkan atrofik gastrit tedavisinde kullanılmaktadır. Goji’nin kendisi, özellikle meyve suyu şeklinde tüketimi, sindirimi kolay bir yiyecektir.</p>
<p>35. Diş sağlığı</p>
<p>Sağlıklı diş eti sağlar.</p>
<p>36. Fibromiyalji</p>
<p>Fibromiyalji semptomlarını hafifletir.</p>
]]></content:encoded>
			<wfw:commentRss>http://diyetzamani.com/2010/05/24/goji-berry-faydalari/feed/</wfw:commentRss>
		<slash:comments>0</slash:comments>
		</item>
		<item>
		<title>goji berry yetiştirme hakkında bilgi</title>
		<link>http://diyetzamani.com/2010/05/24/goji-berry-yetistirme-hakkinda-bilgi/</link>
		<comments>http://diyetzamani.com/2010/05/24/goji-berry-yetistirme-hakkinda-bilgi/#comments</comments>
		<pubDate>Mon, 24 May 2010 15:35:08 +0000</pubDate>
		<dc:creator>admin</dc:creator>
				<category><![CDATA[şifalı bitkiler]]></category>
		<category><![CDATA[goji berry fidanı]]></category>
		<category><![CDATA[goji berry meyvesi]]></category>
		<category><![CDATA[goji berry nerede bulunur]]></category>
		<category><![CDATA[goji berry yetiştiriciliği]]></category>

		<guid isPermaLink="false">http://diyetzamani.com/?p=177</guid>
		<description><![CDATA[Goji berry meyvesi yetiştirme , yetiştiriciliği hakkında detaylı bir bilgi sunuyoruz. Geçen yıl goji berry diye bir meyvenin varlığından haberdar olunca bahçemizde nasıl yetiştiririz diye epey araştırma yapmıştık. Goji berry meyvesi hakkında binlerce yazı bulduk fakat yetiştiriciliği hakkında pek bilgi yok. Meyve hakkında yazılanların da çoğunluğu ya satıcı, dağıtıcı şirketlerin biraz abartılı yazıları, ya da [...]]]></description>
			<content:encoded><![CDATA[<p>Goji berry meyvesi yetiştirme , yetiştiriciliği hakkında detaylı bir bilgi sunuyoruz. Geçen yıl goji berry diye bir meyvenin varlığından haberdar olunca bahçemizde nasıl yetiştiririz diye epey araştırma yapmıştık. Goji berry meyvesi hakkında binlerce yazı bulduk fakat yetiştiriciliği hakkında pek bilgi yok. Meyve hakkında yazılanların da çoğunluğu ya satıcı, dağıtıcı şirketlerin biraz abartılı yazıları, ya da bunları kaynak alan magazinleştirilmiş yazılar. Bunları eleyerek bulabildiğimiz ciddi kaynaklardan derlediklerimizi bir önceki yazımızda özet olarak yazmaya çalıştık. Goji berry anavatanı Tibet, Moğolistan bölgesi olduğu için çok düşük sıcaklıklara bile dayanıklı. Kışın yapraklarını döken, çalı formunda uzun ömürlü bir ağaççık. Tohumdan ve çelikten üretilebiliyor. Toprak konusunda çok seçici değil. Hafif killi, milli, drenajlı toprakta iyi gelişiyor. Ortada çelik olmadığı için barbarum çeşitinden biraz tohum ektik. Kış sonu yapacağımız budama ile bol çeliğimiz olacak. Onlardan da köklendirmeyi deneyeceğiz. Tohum ekmek için en iyi zaman Nisan ayı. Sera gibi bir yerde kolayca çimlenen tohumlar ilk bir-iki ay çok cılız oluyor. Ayakta kalabilenler kendini kurtarıp yaşıyor. Bu dönem gojiler için oldukça kritik. Büyümek ve güçlenmek için güneş ışıklarına çok ihtiyaç duyuyor. Fakat gereğinden fazla direk güneş ışığına maruz kalırsa hemen kavruluveriyor. İyi bakılırsa Nisanda çimlendirilen tohumlar yavaş bir büyüme hızıyla Haziranda 15-20 santim boyuna gelebiliyorlar. Fakat gövdeleri hala çok cılız ve kendi başına ayakta duramayacak şekilde oluyor. Haziran sonundan itibaren fidelerin büyüme hızı da artıyor. Biz boyları 20 santim olan fideleri Haziranda saksılara almış, Temmuz başında da seradan çıkarıp günde 5-6 saat güneşlenen, özellikle de sabah güneşini alan ama sert öğle güneşinden korunaklı bir yere koymuştuk. Bir kaç sulamada da EM (Etkin Mikroorganizma) kullanmıştık. Bu durumdaki gojiler birden atak yaparak inanılmaz gelişti. Boyları 50-70 santime ulaştı, yanlardan dallar çıkardı, diplerinden yeni sürgünler verdi. Ağustos ayında bazı fidanlarda çiçek gördüğümüzde ise çok şaşırdık. Çünkü goji bitkilerinin, ekildikleri yıldan bir sonraki yıl çiçeklendiklerini ama meyve bağlamadıklarını, bir sonraki yıl ise tek tük meyve bağladıklarını biliyoruz. Bu sebeple tohumdan ekildikten üç dört ay sonra çiçek görmek hoş bir sürpriz oldu. Bu saksıları kontrol ettiğimizde ise biraz daha şaşırdık, çünkü bitkilerin kökleri saksının deliklerinden birer, ikişer karış aşağıya inmişti. Bitkilerdeki bu mükemmel gelişimin sebebini EM&#8217;ye bağladık. Fakat bir yandan da endişelendik. Kışa kadar toprağa iyice kaynayan kökleri sökmek problem olacaktı. Bu yüzden bir karar vererek Ağustos ayında bu duruma gelmiş 25 adet saksıyı zamansız olarak kalıcı yerlerine diktik. Hem zamansız olması hem de saksıları alırken toprağa kaynamış köklere çok zarar verdiğimiz için bu yıldan umutlu değildik. Bitkilerin yaşaması bile bizim için önemli olacaktı. Her ihtimale karşı yine bolca EM&#8217;li suyla suladık. İlk bir-iki hafta bitkiler toparlanmaya çalıştılar. Devamında, buldukları bol toprak ve yine EM sayesinde gelişmeye devam ettiler ve tekrar çiçeklendiler. Yine de bu yıl meyve görmeyi beklemiyorduk. Sonra bir sabah gojilerin üzerinde henüz kızarmamış yeşil meyveleri görmek bu yılın en hoş sürprizlerinden biri oldu bizim için. Önce bir fidan, sonra bir diğeri, sonra da diğerleri meyve bağlamaya başladı. Meyveler önce pembe, sonra kıpkırmızı oldular. Merakla, ellerimiz titreye titreye bir kaç tane koparıp tadına baktık. Çok tatlı, sulu, değişik hoş bir aroması olan küçücük meyveler. İlerleyen haftalarda bitkiler sürekli olarak yeni çiçek açıp meyve bağladılar. Yeni meyveler biraz daha iri olmaya başladı. Şimdilerde gojilerimiz sürekli meyve verir durumda. Bir kaç günde bir topluyoruz. Bir-iki avuç.</p>
<p><a href="http://bakimli.net/2010/05/24/goji-berry-yetistirme/">http://bakimli.net/2010/05/24/goji-berry-yetistirme/</a>  Olsun, ne gam. Biz iki yıl sonra meyve görmeyi umud ediyorduk. Onlar bize iğne ucu kadar tohumlarını ektikten 4.5 ay sonra meyvelerini verdiler. başka ne isteriz? Dikilme büyüklüğüne gelen 20-25 kadar saksıdaki fidanımızı da beklemeden yerlerine dikeceğiz. Saksılardaki diğer 50 fidanı da baharda inşallah. Önümüzdeki bahar kendi tohumlarımızdan yeni fidanlar yapacağız. Kendi yetiştirdiğimiz meyvelerden aldığımız tohumlarının dışarıdan gelenlere göre hep daha iyi sonuç verdiğini tecrübe etmiştik. Ayrıca çelikleri köklendirmeye çalışacağız. Goji berry çok güzel bir meyve. Üretim bollaşsa bile çok nazik olan taze meyvelerin pazara çıkması küçük bir ihtimal. Herkesin bahçesinde üçer beşer goji olması, buradan herkesin kendi taze meyvelerini tüketmeleri çok hoş olurdu. Bir gün bahçenizde goji yetiştirirseniz hiç bir şekilde zehirli ilaç kullanmamaya özen göstermelisiniz. Amacımız kendimizi, çocularımızı zehirlemek değil, onlara doğanın sunduğu zenginlikleri vermek olmalı. Bitkilerinizde resimdeki gibi birer koruyucunuz olursa zaten hiç bir ilaca da gereksiniminiz olmaz. kaynak: meyvelitepe.typepad.com</p>
]]></content:encoded>
			<wfw:commentRss>http://diyetzamani.com/2010/05/24/goji-berry-yetistirme-hakkinda-bilgi/feed/</wfw:commentRss>
		<slash:comments>0</slash:comments>
		</item>
		<item>
		<title>Bebeğiniz İçin Sağlıklı Beslenme İpuçları</title>
		<link>http://diyetzamani.com/2010/05/18/bebeginiz-icin-saglikli-beslenme-ipuclari/</link>
		<comments>http://diyetzamani.com/2010/05/18/bebeginiz-icin-saglikli-beslenme-ipuclari/#comments</comments>
		<pubDate>Tue, 18 May 2010 15:21:39 +0000</pubDate>
		<dc:creator>admin</dc:creator>
				<category><![CDATA[Genel]]></category>

		<guid isPermaLink="false">http://diyetzamani.com/?p=153</guid>
		<description><![CDATA[Bebeğinizin yaşamının ilk yılında düzgün ve dengeli beslenmesini istiyorsanız ki bu oldukça önemlidir, önerilere kulak verin. Sürekli bebeğinize mama vermeyin, acıkmadıkça beslemeyin. İçinizdeki onu her an besleme isteğini engelleyin. 

Her an karnı dolu olmamalıdır bu durum bebekte gaz sıkıntısı, uykusuzluk ve huysuzluğa yol açar. Yeterince yemek yemekle ful dolu bir mide arasında önemli farklar vardır. [...]]]></description>
			<content:encoded><![CDATA[<p>Bebeğinizin yaşamının ilk yılında düzgün ve dengeli beslenmesini istiyorsanız ki bu oldukça önemlidir, önerilere kulak verin. Sürekli bebeğinize mama vermeyin, acıkmadıkça beslemeyin. İçinizdeki onu her an besleme isteğini engelleyin. </p>
<p><img src="http://img7.imageshack.us/img7/9204/bebekbeslenme.jpg" height="361" alt="bebek-beslenme" hspace="8" width="332" align="top" border="0" /></p>
<p>Her an karnı dolu olmamalıdır bu durum bebekte gaz sıkıntısı, uykusuzluk ve huysuzluğa yol açar. Yeterince yemek yemekle ful dolu bir mide arasında önemli farklar vardır. Tıka basa dolu bir mideyle süt de ememez yutkunamaz ve çiğneyemez. </p>
<p>Sütünü içirirken yavaş yavaş içirmeli ve aralarda beklemelisiniz. Süt içer içmez yatırmayın, gaz yapacağından bekleyin, gazı olursa çıkarın. Aynı şekilde Bir şey yediğinde yavaşça yedirin. Lokmaları iyice ezilmiş halde yedirin. Mamalar sebze, meyve, et ve süt içerebilir. </p>
<p>Mama yerine emzik vermekten kaçının. Ağladığında şeker ya da emzik vermeyin. Çünkü açlıktan ağlamıyor olabilir. </p>
<p>Eğer her an onu beslerseniz ağlayabilir. Ve bu durum alışkanlık haline gelerek her zaman ağlamayı dener. Gece boyunca emzik ya da süt içirmek yerine, ona su içirin. Susuzluğunu gidererek açlığını da unutturmuş olursunuz. Gece boyunca ikiniz de rahat edersiniz.</p>
]]></content:encoded>
			<wfw:commentRss>http://diyetzamani.com/2010/05/18/bebeginiz-icin-saglikli-beslenme-ipuclari/feed/</wfw:commentRss>
		<slash:comments>0</slash:comments>
		</item>
		<item>
		<title>Bebeğiniz vaktinden önce doğmaya karar verdiyse!</title>
		<link>http://diyetzamani.com/2010/05/18/bebeginiz-vaktinden-once-dogmaya-karar-verdiyse/</link>
		<comments>http://diyetzamani.com/2010/05/18/bebeginiz-vaktinden-once-dogmaya-karar-verdiyse/#comments</comments>
		<pubDate>Tue, 18 May 2010 15:21:39 +0000</pubDate>
		<dc:creator>admin</dc:creator>
				<category><![CDATA[Genel]]></category>

		<guid isPermaLink="false">http://diyetzamani.com/?p=152</guid>
		<description><![CDATA[

37. gebelik haftasından önce doğan bebekler &#8216;prematüre&#8217; olarak kabul ediliyor. Vaktinden önce doğan bebekleri ise yaşama şansını azaltan ciddi sağlık sorunları bekliyor
GEBELİK sürecinin kötü bir sürprizi olabilen erken doğum sıklığı % 5-10 arasında veriliyor. Ne var ki günümüzdeki tüm tıbbi gelişmelere rağmen sıklığı azaltılamıyor. Hatta tam tersine artış gösteriyor. Anne adayının son adet tarihinin ilk [...]]]></description>
			<content:encoded><![CDATA[<p><img src="http://4.bp.blogspot.com/_BPbJLIw2Cq4/SwGv827xG4I/AAAAAAAAAcs/ex965rTAuFY/s320/bebek.jpg" border="0" alt="bebek Bebeğiniz vaktinden önce doğmaya karar verdiyse!" /></p>
<p><img src="http://www.afiyetle.com/images/spacer.gif" alt="spacer Bebeğiniz vaktinden önce doğmaya karar verdiyse!" width="2" height="2" /><br />
37. gebelik haftasından önce doğan bebekler &#8216;prematüre&#8217; olarak kabul ediliyor. Vaktinden önce doğan bebekleri ise yaşama şansını azaltan ciddi sağlık sorunları bekliyor<br />
GEBELİK sürecinin kötü bir sürprizi olabilen erken doğum sıklığı % 5-10 arasında veriliyor. Ne var ki günümüzdeki tüm tıbbi gelişmelere rağmen sıklığı azaltılamıyor. Hatta tam tersine artış gösteriyor. Anne adayının son adet tarihinin ilk gününden itibaren başlatılmak kaydıyla, 40 hafta süren gebelik sürecinde, doğum eyleminin 37. gebelik haftasından önce olması durumuna &#8216;Preterm Doğum&#8217; deniyor. 22-23. gebelik haftalarında doğan bebeklerin yaşam şansı, gelişmiş ülkelerde bile %20&#8242;lerde verilmekte iken, ülkemizde daha da düşüktür. 28. gebelik haftasına doğru ilerledikçe yaşam şansı artmakta, olabilecek komplikasyonların insidansı ise düşmektedir. Kadıköy Şifa Hastanesi Kadın Hastalıkları ve Doğum Uzmanı Op. Dr. Evrim Aksoy, erken doğum ile ilgili önemli soruları cevaplandırdı.</p>
<p>Preterm doğuma sebep olan nedir?<br />
Preterm doğumun oluşma mekanizması halen tam olarak aydınlatılamamıştır. %25 oranında bir grubu, bebeğin ve annenin iyilik hali için tıbbi zorunlulukla erken doğurtulan vakalar olarak incelemekteyiz. Kendiliğinden erken doğuma giden vakalarda sebep olarak hormonsal etkiler, enfeksiyonlar, çoğul gebelikler, rahimde oluşan gerilme gibi pek çok mekanizma düşünülmektedir.</p>
<p>Prematürite riskine kaşı alınabilecek önlemler nelerdir?<br />
Gebelik planlayan tüm kadınların gebelik öncesi doktor kontrolünden geçmeleri gerekmektedir. Bu sayede anne adayının ileride erken doğum yapmasına neden olabilecek önemli bir sağlık problemi (yüksek tansiyon ya da diyabet gibi) olup olmadığının tespiti mümkün olabilmektedir. Yine gebelik planlayan tüm kadınların henüz hamile kalmadan önce ve gebeliklerinin 3. ayına kadar günde 400 mikrogram folik asit kullanmaları gerekmektedir. Son çalışmalar, gebelikten 1 yıl öncesinde başlanan folik asitin prematürite riskini belirgin ölçüde azalttığını göstermektedir. Folik asit aynı zamanda beyin ve nöral tüp anomalilerini de azaltmaktadır. Anne adayları gebelikten önce sigarayı bırakmalı, kullanılan ilaçlar hekime danışılarak düzenlenmeli, obez ya da aşırı düşük kiloya sahip olanlar ise kilolarını optimum seviyeye getirmelidirler, gebelik boyunca ortalama olarak 10-13 kg alınmalıdır.</p>
<p>Prematüre bebeklerin medikal problemleri önceden önlenebilir mi?<br />
Erken doğuracağı öngörülen gebe, hospitalize edilerek bebeğin akciğer gelişmesini sağlayabilmek için kortikosteroid tedavisine başlanır, doğum eylemi bu tedavi süresince durdurulabilirse, akciğer yetmezliği, beyin içi kanama ve ölüm riski azaltılmış olabilir. &#8216;Tokoliz&#8217; dediğimiz doğum ağrılarını geçici olarak durdurma tedavisi için kullanılan çeşitli ilaç protokolleri her hasta için özel olarak seçilmelidir. Kısa süreli olsa da bu erteleme bize kortikosteroid tedavisi için zaman kazandırmaktadır. Prematüre doğan bebekler çoğu zaman yoğun bakım ünitesine ihtiyaç göstereceği için bu riskin olduğu durumda bebek yoğun bakım ünitesi iyi gelişmiş bir merkezde doğum yaptırılması komplikasyonları azaltmada önemli rol oynayacaktır.</p>
<p>Hangi kadınlar preterm doğum için risk grubunda olabilir?<br />
- Daha önce erken doğum yapmış olan kadınlar<br />
- Çoğul gebeliği olanlar (ikiz, üçüz)<br />
- Rahim ya da rahim ağzı anormallikleri olan kadınlar<br />
- 17 yaşından küçük ya da 35 yaşından büyük olanlar<br />
- Sigara, alkol ya da ilaç kullananlar<br />
- Gebelik sırasında hekim kontrolüne girmeyenler<br />
- Hipertansif ya da Diyabetli olanlar<br />
- Stresli bir yaşamı olan ya da kötü beslenenler<br />
- Alt genital sisteme ait enfeksiyonu olan kadınlar</p>
<p>Prematüre bebeklerde en sık karşılaşılan problemler nelerdir?<br />
- Solunum yetmezliği sıkıntısı (akciğer hasarı)<br />
- Beyin içi kanamalar<br />
- Kalp damar problemleri<br />
- Bağırsak problemleri &#8211; yaygın hasar<br />
- Körlük<br />
- Sarılık<br />
- Anemi (kansızlık)<br />
- Çeşitli enfeksiyonlar<br />
- Beyin hasarına bağlı spastisite</p>
<p><img src="https://blogger.googleusercontent.com/tracker/4179646988629980823-6479844452548397678?l=kolaycabul.blogspot.com" alt="4179646988629980823 6479844452548397678?l=kolaycabul.blogspot Bebeğiniz vaktinden önce doğmaya karar verdiyse!" width="1" height="1" /></p>
]]></content:encoded>
			<wfw:commentRss>http://diyetzamani.com/2010/05/18/bebeginiz-vaktinden-once-dogmaya-karar-verdiyse/feed/</wfw:commentRss>
		<slash:comments>0</slash:comments>
		</item>
		<item>
		<title>Bebekler için yoğurtlu sebze çorbası</title>
		<link>http://diyetzamani.com/2010/05/18/bebekler-icin-yogurtlu-sebze-corbasi/</link>
		<comments>http://diyetzamani.com/2010/05/18/bebekler-icin-yogurtlu-sebze-corbasi/#comments</comments>
		<pubDate>Tue, 18 May 2010 15:21:39 +0000</pubDate>
		<dc:creator>admin</dc:creator>
				<category><![CDATA[Genel]]></category>

		<guid isPermaLink="false">http://diyetzamani.com/?p=151</guid>
		<description><![CDATA[Malzemeler
1 kepçe yoğurt (125 gr.)
1 patates
1 yemek kaşığı buğday veya pirinç
1 yemek kaşığı sıvı yağ
Az tuz

Tarif
Bir tencereye yoğurdu koyun.Az su ile sulandırın.Sebzeleri doğrayın.Tahıl gurubundan birisi ve sıvı yağ ilave ederek pişirin.
Not:Bu :Çorbaya evde olan her türlü sebzeyi katabilirsiniz.
]]></description>
			<content:encoded><![CDATA[<p><strong>Malzemeler</strong><br />
1 kepçe yoğurt (125 gr.)</p>
<p>1 patates</p>
<p>1 yemek kaşığı buğday veya pirinç</p>
<p>1 yemek kaşığı sıvı yağ</p>
<p>Az tuz</p>
<p><img src="http://www.7gunsaglik.com/resimler/bebekler-icin-yogurtlu-sebze-corbasi-tarifi.jpg" alt="Bebekler için yoğurtlu sebze çorbası  Tarifi" /><br />
<strong>Tarif</strong><br />
Bir tencereye yoğurdu koyun.Az su ile sulandırın.Sebzeleri doğrayın.Tahıl gurubundan birisi ve sıvı yağ ilave ederek pişirin.</p>
<p>Not:Bu :Çorbaya evde olan her türlü sebzeyi katabilirsiniz.</p>
]]></content:encoded>
			<wfw:commentRss>http://diyetzamani.com/2010/05/18/bebekler-icin-yogurtlu-sebze-corbasi/feed/</wfw:commentRss>
		<slash:comments>0</slash:comments>
		</item>
		<item>
		<title>Gebelikte Gripten Nasıl Korunursunuz?</title>
		<link>http://diyetzamani.com/2010/05/18/gebelikte-gripten-nasil-korunursunuz/</link>
		<comments>http://diyetzamani.com/2010/05/18/gebelikte-gripten-nasil-korunursunuz/#comments</comments>
		<pubDate>Tue, 18 May 2010 15:21:39 +0000</pubDate>
		<dc:creator>admin</dc:creator>
				<category><![CDATA[Genel]]></category>

		<guid isPermaLink="false">http://diyetzamani.com/?p=150</guid>
		<description><![CDATA[Memorial Hastanesi Kadın Hastalıkları ve Doğum Bölümünden Op. Dr. Altuğ Semiz, grip ve soğuk algınlığı şikayetlerinin gittikçe arttığı sonbahar aylarında anne adaylarının yapması gerekenleri soru ve cevaplarla anlattı.
Grip, Gebelik Döneminde Anne Adaylarını Nasıl Etkiler?
Gebelik sırasında kalp atım hızında, kalbin pompaladığı kan miktarında, oksijen tüketiminde, akciğer kapasitesinde ve bağışıklık sisteminde ortaya çıkan fizyolojik değişiklikler gribe bağlı [...]]]></description>
			<content:encoded><![CDATA[<p><img class="alignright" src="http://www.7gunsaglik.com/resimler/gebelikte-gripten-nasil-korunursunuz.jpg" alt="Gebelikte Gripten Nasıl Korunursunuz?" />Memorial Hastanesi Kadın Hastalıkları ve Doğum Bölümünden Op. Dr. Altuğ Semiz, grip ve soğuk algınlığı şikayetlerinin gittikçe arttığı sonbahar aylarında anne adaylarının yapması gerekenleri soru ve cevaplarla anlattı.</p>
<p>Grip, Gebelik Döneminde Anne Adaylarını Nasıl Etkiler?</p>
<p>Gebelik sırasında kalp atım hızında, kalbin pompaladığı kan miktarında, oksijen tüketiminde, akciğer kapasitesinde ve bağışıklık sisteminde ortaya çıkan fizyolojik değişiklikler gribe bağlı komplikasyonların görülme olasılığını artırmaktadır. Gebeliğin son dönemlerinde gribe yakalanan bir anne adayının doğum sonrası hastalığını bebeğine geçirme riski fazladır.</p>
<p>Grip Aşısının Anne Adayı Ve Bebek Üzerinde Ne Gibi Olumlu Etkileri Vardır?</p>
<p>Aşı sonrası annede gelişen antikorlar bir miktar bebeğe de geçerek yaşamının ilk aylarında onu da gribe karşı koruyacaktır. Grip aşısı canlı virüs içermediğinden gebelikte kullanılmasının da bir sakıncası yoktur. Grip aşısı aynı zamanda emziren annelere de güvenle yapılabilir.</p>
<p>Hamileler Grip Aşısını Ne Zaman Yaptırmalıdır?</p>
<p>Grip aşısı için en uygun dönem Ekim ayıdır. Aşı, kas içi enjeksiyon olarak koldan yapılır. Anne adaylarının grip sezonunda hamileliklerinin ikinci ve üçüncü aylarında grip aşısı olması önerilmektedir. Grip aşısı gebeliğin her döneminde güvenli olsa da, ilk ay çok gerekli olmadıkça ilaç kullanımından kaçınmak ve aşının bu dönemin sonunda yaptırılması daha uygundur.</p>
<p>Hamilelikte Grip Ya Da Soğuk Algınlığı Sırasında Hangi Destekleyici Tedaviler Yapılmalıdır?</p>
<p>Soğuk algınlığı ve grip yakınmalarının daha hafif ve daha az rahatsızlık verecek şekilde atlatılması için şu destek tedaviler uygulanmalıdır:</p>
<p>Her iki hastalıkta da ikincil bir bakteriyel enfeksiyon olmadığı sürece antibiyotik kullanılmamalıdır.</p>
<p>Tedaviden çok hastalığa yakalanmamak önemlidir. Bu nedenle salgın dönemlerinde kapalı yerlerde fazla kalmamak ve elleri sık sık yıkamak koruyucu olabilir.</p>
<p>En iyi ve en etkili destek tedavisi istirahattır. Yatak istirahatı yapılmalıdır.</p>
<p>Yatarken başı yukarıda tutmak (2 ya da daha fazla sayıda yastık ile yatmak) geniz akıntısının vereceği rahatsızlığı da azaltacaktır.</p>
<p>Bulunulan ortamın yeteri kadar sıcak olmasına ve iyi havalandırılmasına dikkat edilmelidir.</p>
<p>Havanın kuruması engellenmeli, nemli olması sağlanmalıdır.</p>
<p>Yeteri kadar sıvı alımı son derece önemlidir.</p>
<p>Hastalık dönemlerinde beslenmeye dikkat edilmeli, iştahsızlık varsa enerji ihtiyacını gidermek için karbonhidrat açısından zengin diyet uygulanmalıdır.</p>
<p>Boğaz ağrısını gidermek için pastil kullanılabilir.</p>
<p>Burun tıkanıklığı için tuzlu su ya da okyanus suyu vb. kullanılabilir.</p>
<p>Yakınmalar düzeldiğinde hemen normal aktiviteye dönülmemeli, tam bir iyileşme için bir süre daha dinlenmeye devam edilmelidir.</p>
<p>Mutlaka Doktora Başvurulması Gereken Durumlar:</p>
<p>Ateş 38.5 derecenin üzerine çıkarsa ve birkaç gün içinde düşmezse,</p>
<p>Soluk alıp vermede güçlük varsa,</p>
<p>Göğüs ağrısı ortaya çıkarsa,</p>
<p>Şiddetli kulak ağrısı, kulaktan akıntı ve kanama olursa,</p>
<p>Döküntü ve kızarıklık ortaya çıkarsa,</p>
<p>Ense sertliği ortaya çıkarsa,</p>
<p>Birkaç gün içinde düzelememe ve ciddi derecede hastalık durumu varsa.</p>
]]></content:encoded>
			<wfw:commentRss>http://diyetzamani.com/2010/05/18/gebelikte-gripten-nasil-korunursunuz/feed/</wfw:commentRss>
		<slash:comments>0</slash:comments>
		</item>
		<item>
		<title>Sigara içen annenin çocuğu obeziteye aday</title>
		<link>http://diyetzamani.com/2010/05/18/sigara-icen-annenin-cocugu-obeziteye-aday/</link>
		<comments>http://diyetzamani.com/2010/05/18/sigara-icen-annenin-cocugu-obeziteye-aday/#comments</comments>
		<pubDate>Tue, 18 May 2010 15:21:39 +0000</pubDate>
		<dc:creator>admin</dc:creator>
				<category><![CDATA[Genel]]></category>

		<guid isPermaLink="false">http://diyetzamani.com/?p=149</guid>
		<description><![CDATA[BEBEKLİK dönemindeki beslenme şekli, çocuğun ileri yıllardaki beslenme alışkanlığını belirliyor. Çocuk ve Ergen Obezite Derneği Başkanı Prof. Dr. Peyami Cinaz anne sütü ile beslenmenin obeziteyi önlediğini belirtti. Süt çocukluğu döneminde mama ile beslenme, zamanından önce ek gıdalara ve yapay beslenmeye geçilmesinin obezite riskini artırdığına işaret eden Cinaz, hızlı yeme ve az çiğnemin de obezite oluşumu [...]]]></description>
			<content:encoded><![CDATA[<p><img class="alignleft" src="http://www.7gunsaglik.com/resimler/sigara-icen-annenin-cocugu-obeziteye-aday.jpg" alt="Sigara içen annenin çocuğu obeziteye aday" /><strong>BEBEKLİK </strong>dönemindeki beslenme şekli, çocuğun ileri yıllardaki beslenme alışkanlığını belirliyor. Çocuk ve Ergen Obezite Derneği Başkanı Prof. Dr. Peyami Cinaz anne sütü ile beslenmenin obeziteyi önlediğini belirtti. Süt çocukluğu döneminde mama ile beslenme, zamanından önce ek gıdalara ve yapay beslenmeye geçilmesinin obezite riskini artırdığına işaret eden Cinaz, hızlı yeme ve az çiğnemin de obezite oluşumu kolaylaştırdığını hatırlattı.</p>
<p>Annenin sigara içmesi ile çocukluk obezitesi arasında ilişki bulunurken, aile içi olumsuz ilişkilerin çocuğun ruhsal yapısını etkileyerek az ya da aşırı yeme davranışına yönelttiği de açıklandı.</p>
]]></content:encoded>
			<wfw:commentRss>http://diyetzamani.com/2010/05/18/sigara-icen-annenin-cocugu-obeziteye-aday/feed/</wfw:commentRss>
		<slash:comments>0</slash:comments>
		</item>
		<item>
		<title>Çocuklarda obezite başlangıç döneminde önlenmeli</title>
		<link>http://diyetzamani.com/2010/05/18/cocuklarda-obezite-baslangic-doneminde-onlenmeli/</link>
		<comments>http://diyetzamani.com/2010/05/18/cocuklarda-obezite-baslangic-doneminde-onlenmeli/#comments</comments>
		<pubDate>Tue, 18 May 2010 15:21:39 +0000</pubDate>
		<dc:creator>admin</dc:creator>
				<category><![CDATA[Genel]]></category>

		<guid isPermaLink="false">http://diyetzamani.com/?p=148</guid>
		<description><![CDATA[Ondokuz Mayıs Üniversitesi (OMÜ) Tıp Fakültesi Öğretim Üyesi Doç. Dr. Funda Elmacıoğlu, çocuklarda obezitenin, ortaya çıkmasından önce veya başlangıç döneminde önlenmesinin önemli olduğunu bildirdi.
Doç. Dr. Elmacıoğlu, anne sütüyle beslenen bebeklerde obezitenin nadir görüldüğünü söyledi.
Mamayla (formüla) beslenen bebeklerin şişman olma olasılığının çok daha yüksek olduğunu belirten Doç. Dr. Elmacıoğlu, &#8216;Bunun nedeni bebeğe gerektiğinden fazla mama verilmesi, [...]]]></description>
			<content:encoded><![CDATA[<p><img class="alignright" src="http://www.7gunsaglik.com/resimler/cocuklarda-obezite-baslangic-doneminde-onlenmeli.jpg" alt="Çocuklarda obezite başlangıç döneminde önlenmeli" />Ondokuz Mayıs Üniversitesi (OMÜ) Tıp Fakültesi Öğretim Üyesi Doç. Dr. Funda Elmacıoğlu, çocuklarda obezitenin, ortaya çıkmasından önce veya başlangıç döneminde önlenmesinin önemli olduğunu bildirdi.</p>
<p>Doç. Dr. Elmacıoğlu, anne sütüyle beslenen bebeklerde obezitenin nadir görüldüğünü söyledi.</p>
<p>Mamayla (formüla) beslenen bebeklerin şişman olma olasılığının çok daha yüksek olduğunu belirten Doç. Dr. Elmacıoğlu, &#8216;Bunun nedeni bebeğe gerektiğinden fazla mama verilmesi, mamanın verilen miktardan daha fazla yoğunlukta hazırlanması, mamaya bebe bisküvisi, ekmek içi, mısır gevreği gibi gıdaların konulmasıdır&#8217; dedi.</p>
<p>Bebeğin her ağlamasının, acıktığını göstermediğini vurgulayan Doç. Dr. Elmacıoğlu, şöyle devam etti:</p>
<p>&#8216;Bu nedenle bebek her ağladığında beslenmemelidir. Eğer bebek mamayla besleniyorsa buna başka bir şey ilave edilmemeli ve mama suyla hazırlanmalıdır. Mama hazırlanırken bebeğin ayına uygun ölçüde toz konmalıdır. Ek gıdalara erken başlanmamalı, bu konuda mutlaka bir beslenme uzmanına danışılmalıdır. Ek gıdalara başlandıktan sonra ise mama azaltılmalıdır. Biberonla beslenen bebeklerin bir yaşından sonra biberonu bırakmasını sağlamak gerekir. Hazırlanan taze meyve suları, su ve yoğurta asla şeker ilave edilmemelidir.&#8217;</p>
<p>Doç. Dr. Elmacıoğlu, 5 yaşın altındaki çocuklara kalori hesabıyla diyetin asla önerilmediğini bu dönemde ailelerin yüksek kalorili gıdalardan kaçınması gerektiğini bildirerek, şöyle konuştu:</p>
<p>&#8216;Bu yaş çocuklarına kızarmış patates, cips, köfte, börek gibi gıdalar verilmemeli. Çocuklara mümkün olduğunca yağsız kırmızı etle yemekler hazırlanmalı. Ödül amacıyla çikolata, pasta ve kekler verilmemeli. Bu yoğun şeker ve yağ karışımları yerine çocuk, kitap, boya, çocuk tiyatrosu, aktiviteyi artıracak oyuncakla ödüllendirilmeli. Çocuğa ana öğünler öğretilmeli ve bu öğünlerde taze salata, yoğurt ve sebze yemeklerinin olması sağlanmalıdır.&#8217;</p>
<p>Şişmanlığa eğilimli ve sütü seven çocuklar için yarım yağlı süt alınması ve bu tüketimin günde 2 su bardağını geçmemesi gerektiğine dikkati çeken Doç. Dr. Elmacıoğlu, &#8216;Tam yağlı peynir çeşitleri yerine de az yağlı veya yağsız peynirler tercih edilmeli. Piyasada çocuklar için mevcut olan büyüme süt veya büyüme peynirlerinin, gereksiz kalori kaynağı olduğu, çocuğu obeziteye götürebileceği unutulmamalıdır&#8217; dedi.</p>
<p>Fast food restoranlarının da çocuklar için uygun yerler olmadığını vurgulayan Doç. Dr. Elmacıoğlu, çocuğu ödüllendirmek adına bu tür menülerin ara sıra (ayda bir) tüketilebileceğini ifade etti.</p>
<p>İleriki yaşlarda fazla kilolardan kurtulmak için yapılan tıbbi mücadelenin genellikle sonuçsuz kaldığını, bu nedenle çocuklarda obezitenin ortaya çıkmasından önce veya başlangıç döneminde önlenmesinin önemli olduğunu bildiren Doç. Dr. Elmacıoğlu, verdiği bilgiler doğrultusunda ailelerden yemek yeme, yemek pişirme alışkanlıklarını yeniden gözden geçirmelerini önerdi.</p>
<p>Doç. Dr. Elmacıoğlu, ayrıca 3-4 yaşındaki çocuğu, çocuk arabasına bindirmenin uygun olmadığını, çocuğa düzenli fizik aktivite alışkanlığı kazandırılması gerektiğini söyledi.</p>
<p>AA</p>
]]></content:encoded>
			<wfw:commentRss>http://diyetzamani.com/2010/05/18/cocuklarda-obezite-baslangic-doneminde-onlenmeli/feed/</wfw:commentRss>
		<slash:comments>0</slash:comments>
		</item>
		<item>
		<title>Bebekler için mama ile muhallebi Tarifi</title>
		<link>http://diyetzamani.com/2010/05/18/bebekler-icin-mama-ile-muhallebi-tarifi/</link>
		<comments>http://diyetzamani.com/2010/05/18/bebekler-icin-mama-ile-muhallebi-tarifi/#comments</comments>
		<pubDate>Tue, 18 May 2010 15:21:39 +0000</pubDate>
		<dc:creator>admin</dc:creator>
				<category><![CDATA[Genel]]></category>

		<guid isPermaLink="false">http://diyetzamani.com/?p=147</guid>
		<description><![CDATA[Malzemeler
2-3 silme tatlı kaşığı pirinç unu
200 ml. kaynamış su
6 ölçek biberon maması

Tarif
2-3 silme tatlı kaşığı pirinç ununu , 200 ml. kaynamış su içinde 10 dk. pişirin.
Ocaktan indirildikten sonra içine 6 ölçek devam biberon maması ilave ederek karıştırın.Mama muhallebiniz hazır.
]]></description>
			<content:encoded><![CDATA[<p><strong>Malzemeler</strong><br />
2-3 silme tatlı kaşığı pirinç unu</p>
<p>200 ml. kaynamış su</p>
<p>6 ölçek biberon maması</p>
<p><img src="http://www.7gunsaglik.com/resimler/bebekler-icin-mama-ile-muhallebi-tarifi.jpg" alt="Bebekler için mama ile muhallebi Tarifi" /><br />
<strong>Tarif</strong><br />
2-3 silme tatlı kaşığı pirinç ununu , 200 ml. kaynamış su içinde 10 dk. pişirin.</p>
<p>Ocaktan indirildikten sonra içine 6 ölçek devam biberon maması ilave ederek karıştırın.Mama muhallebiniz hazır.</p>
]]></content:encoded>
			<wfw:commentRss>http://diyetzamani.com/2010/05/18/bebekler-icin-mama-ile-muhallebi-tarifi/feed/</wfw:commentRss>
		<slash:comments>0</slash:comments>
		</item>
		<item>
		<title>Bebeklerde Domuz Gribi ve Önleyici Teknikler</title>
		<link>http://diyetzamani.com/2010/05/18/bebeklerde-domuz-gribi-ve-onleyici-teknikler/</link>
		<comments>http://diyetzamani.com/2010/05/18/bebeklerde-domuz-gribi-ve-onleyici-teknikler/#comments</comments>
		<pubDate>Tue, 18 May 2010 15:21:39 +0000</pubDate>
		<dc:creator>admin</dc:creator>
				<category><![CDATA[Genel]]></category>

		<guid isPermaLink="false">http://diyetzamani.com/?p=146</guid>
		<description><![CDATA[on günlerde gündemin en çok tartışılan, her insanın kabusu haline gelen bir konu: domuz gribi… Domuz gribinden korunmanın yolları, aşının yaptırılıp yaptırılmaması konuşuladursun, durumdan en çok etkilenenler küçük çocuklar ve bebekler oluyor. 6 aydan küçük bebeklere aşı yapılamıyor. Peki o zaman onları korumak için nelere dikkat etmemiz gerekiyor? İşte iki yaşın altındaki bebekleri domuz gribinden [...]]]></description>
			<content:encoded><![CDATA[<p>on günlerde gündemin en çok tartışılan, her insanın kabusu haline gelen bir konu: domuz gribi… Domuz gribinden korunmanın yolları, aşının yaptırılıp yaptırılmaması konuşuladursun, durumdan en çok etkilenenler küçük çocuklar ve bebekler oluyor. 6 aydan küçük bebeklere aşı yapılamıyor. Peki o zaman onları korumak için nelere dikkat etmemiz gerekiyor? İşte iki yaşın altındaki bebekleri domuz gribinden korumak için yapmamız gerekenler…</p>
<p><strong>Bebeğinizi kalabalık ortamlara sokmayın ve ellerinizi sürekli yıkayın</strong></p>
<p>Bebeklerin özellikle bu günlerde kapalı ve kalabalık ortamlara sokulmaması gerekir. Ebeveynlerin ellerini bol su ve sabunla sık sık yıkaması hastalıktan korunmada etkilidir. Bebeğinizin beslenmesi sırasında ya da onunla ilgilenmeden önce ellerinizi mutlaka en az 30 saniye süreyle akan suyun altına sabunla yıkayın. Eğer hastaysanız bebeğinizin bulunduğu ortamda maske takmalı ve kesinlikle onları öpmemelisiniz. Dış ortamdan eve gelen ebeveynlerin bebeklerinin yanına gitmeden kıyafetlerini değiştirmeleri, mümkünse ılık bir duş almaları ve özellikle ellerini bol su ve sabunla yıkamaları gerekir.</p>
<p><strong>Anne sütü bebeğin bağışıklık sistemini güçlendiriyor</strong></p>
<p>Birçok hastalığın gelişmesine engel olan mucizevi besin anne sütü H1N1 virüsünden korunmada da etkin. Anne sütü bebeğin bağışıklık sistemini güçlendirmekte ve gribin ağır seyretmesini de engelliyor. Bu nedenle 6 aydan küçük bebeklerin özellikle emzirilmeleri bu virüsten korunmada da çok önemli. Anne sütü alan bebekler özellikle üst solunum yolu enfeksiyonları ve ishaller başta olmak üzere pek çok hastalığı daha hafif ve daha az geçirirler.</p>
<p><img src="http://www.7gunsaglik.com/wp-content/uploads/2009/11/bebeklerde-domuz-gribi.jpg" border="0" alt="bebeklerde domuz gribi Bebeklerde Domuz Gribi ve Önleyici Teknikler" hspace="8" width="610" height="345" align="top" /></p>
<p><strong>Hasta olsanız da emzirmeyi kesmeyin</strong></p>
<p>Anne sütü bağışıklık sisteminin gelişiminde oldukça önemlidir ve hastalıklarla başa çıkabilmelerinde yardımcı olur. Bebekler en az 6 ay boyunca ek olarak su bile verilmeden anne sütü ile beslenmelidir. Anne hasta olsa dahi emzirme kesilmemelidir. Memorial Sağlık Grubu’ndan Prof. Dr. Metin Karaböcüoğlu anne sütünün kesilmesini gerektirecek hastalıkların çok az (AİDS, basil saçan akciğer veremi, vs) olduğunu söylüyor. Hastalıklar sırasında anne vücudunda oluşan koruyucu maddeler anne sütü ile bebeğe geçerek aynı hastalıktan bebeğin de korunmasını sağlar. Doktor tarafından anneye verilen ilaçların pek çoğu da emzirmeye engel teşkil etmez..</p>
<p><strong>Bebek hastayken de emmeli</strong></p>
<p>Hasta olan bebek için yapabilecek en faydalı şeylerden biri onu emzirmeye devam etmektir. Bebekler hasta oldukları zaman, daha çok sıvıya ihtiyaç duyarlar. Anne sütü diğer sıvı gıdalardan çok daha faydalıdır.</p>
<p><strong>Bebeklerde acil müdahale gerektiren belirtiler</strong></p>
<ul>
<li>38,5 dereceyi geçen ateş</li>
<li>Hızlı veya zor nefes alma</li>
<li>Vücutta solgunluk ya da morarma</li>
<li>Beslenememe</li>
<li>Uyarılara cevapta azalma, halsizlik ve uykuya meyil</li>
<li>Huzursuzluk</li>
</ul>
<p>bebek sağlığı, bebeklerde domuz gribi aşısı, bebeklerde domuz gribi belirtileri, bebeklerde domuz gribi riski, bebeklerde domuz gribinin belirtileri, bebeklerde grip hastalığı, bebekte domuz gribi, bulaşıcı hastalıklar, çocuklarda domuz gribi, domuz gribi, domuz gribi aşısı, domuz gribi bebek, domuz gribi bebekler, domuz gribi bebeklerde, domuz gribi belirtileri, domuz gribi nasıl başlar, domuz gribi nasil bulasir, domuz gribi nasil gecer, domuz gribi nasıl olur, domuz gribi ne demek, domuz gribi neden bulaşır, domuz gribi neden çıktı, domuz gribi neden olur, domuz gribi nedeni, domuz gribi nedenleri, domuz gribi nedir, domuz gribi önlemler, domuz gribi önlemleri, domuz gribi tedavisi, domuz gribi türkiye, domuz gribi türkiyede, domuz gribinden korunma , domuz gribine karşı , domuz gribine karşı önlem alma, domuz gribine karşı önlemler, domuz gribine önlem, domuz gribini önleme, okullarda domuz gribi salgını</p>
]]></content:encoded>
			<wfw:commentRss>http://diyetzamani.com/2010/05/18/bebeklerde-domuz-gribi-ve-onleyici-teknikler/feed/</wfw:commentRss>
		<slash:comments>0</slash:comments>
		</item>
	</channel>
</rss>
